Dr. Semih Tareen ile Kovid-19 Pandemisi ve Aşılar

Kovid-19 pandemisinin ilk günlerinden itibaren kamuoyunu bilimsel temelde bilgilendiren uzman isimlerden biri olan Virolog Dr. Semih Tareen ile salgının seyri, aşıların etkinliği, varyantların etkisi ve gelecekte karşılaşabileceğimiz viral riskler üzerine konuştuk. Tareen, özellikle mRNA teknolojisinin uzun vadeli etkilerinden, aşı karşıtlığı tartışmalarına, CAR-T hücre tedavisine kadar pek çok başlıkta güncel ve bilimsel açıklamalarda bulundu.

Nisan 2022 / Ankara


Elimizdeki veriler maskenin koruyuculuğu hakkında ne söylüyor?

Maskenin doğru kullanılması durumunda etkili olduğunu biliyoruz.

Maske, virüsün yayılımını engelliyor. Bu defalarca bilimsel bilgilerle gösterildi. Maskenin asıl amacı, bir kişide virüs varsa, maske takarak virüsün yayılımını engellemesi. Tabii ki hiçbir önlem yüzde yüz işe yaramıyor. Ama pek çok önlemin bir araya gelip kombine etki göstermesi önemli oluyor. Virüs hava ile bulaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü de bunu kabul etti. Ancak viral yükün büyük bir kısmı konuşurken, hapşırırken ve öksürürken oluşan damlacıklarla yayılıyor ve maskeler bu yayılım riskini azaltabiliyor.

Amerika’nın Seattle kentinde şu anda toplu taşıma hariç kapalı alanlarda maske zorunluluğu kaldırıldı. Bunun sebebi vaka sayılarının ve hastaneye yatışların azalması ve aşılama oranının yüksek olması. Kendimden örnek vermem gerekirse, konserlere, kapalı alanlardaki barlara ve restoranlara gitmeye başladım ve maske takmıyorum. Ancak vaka sayıları artarsa, özellikle sonbaharda artmasını bekliyoruz, o zaman zorunluluk olmasa bile maske takarım. Nitekim yakın zamanda Philadelphia’da kapalı alanlarda maske zorunluluğunun geri geleceği açıklandı.

Kovid-19 hastalığını geçirenlerde uzun vadeli hangi etkiler gözlemleniyor?

Covid-19’un yan etkilerini ilk defa anlayıp SarsCov-2 virüsüyle bağdaştırıyoruz.

Covid-19’un akut ve uzun dönem yan etkileri bulunuyor. Burada hayatta kalan ve hastalığı atlatmış bireylerden bahsediyoruz. Covid-19 hastalarında miyokardit görülebiliyor. Aşıyla görülen miyokardit daha nadir ve hafif seyrederken, Covid-19 sonrası miyokardit daha ciddi ve daha sık görülüyor. Ayrıca DVT, akciğere pıhtı atması ve emboliler de görülebiliyor.

Uzun vadede ise eklem ağrıları, saç dökülmesi, koku ve tat kaybı, hafıza sorunları ve zihinsel problemler bazı hastalarda devam edebiliyor. Pandeminin henüz ikinci yılındayız ve bu yan etkilerin ne kadar süreceğini tam olarak bilmiyoruz. Koku ve tat duyusunu geri kazananlar olduğu gibi, kalıcı kayıplar yaşayanlar da var. Bu durum tıpta yeni bir çalışma alanı oluşturdu.

Aşıların uzun vadeli yan etkileri görülmeye başlandı mı?

mRNA aşıları vücutta geçici süre kalır, uzun vadeli kalıcı madde içermez.

Aşıların hızlı onaylanması, yeterli çalışma yapılmadığı anlamına gelmiyor. Pandemi koşullarında yeterli ve güvenilir veri varsa acil kullanım onayı verilebiliyor. Ayrıca geçmişe kıyasla elimizde çok daha gelişmiş biyoteknoloji imkanları var.

Covid-19 aşıları tüm klinik aşamalardan geçti. Hafif yan etkiler arasında ateş ve halsizlik, orta düzey yan etkiler arasında lenf bezi şişmesi veya zona nüksü görülebiliyor. Ciddi yan etkilerden biri olan miyokardit ise nadir görülüyor ve genellikle hafif atlatılıyor.

mRNA aşılarında vücuda verilen madde geçici olarak kalıyor. Bu mRNA kısa sürede parçalanıyor, ancak oluşturduğu bağışıklık aylar hatta yıllar sürebiliyor. Bu nedenle uzun vadeli kalıcı bir yan etki söz konusu değil.

Yeni varyantlar için aşı üretilmesi toplumun tamamını yeniden aşılamayı gerektirir mi?

Omicron’a karşı güncelleme yapılabilir ama lojistik olarak uygulanmıyor.

Biontech-Pfizer için üç doz öneriliyor. Sinovac olanlar için iki doz Sinovac artı bir doz Biontech eşdeğer kabul ediliyor. Beta varyantı döneminde aşının güncellenmesine gerek olmadığı görüldü. Omicron için teknik olarak güncelleme mümkün, ancak güncellenen aşının önceki varyantlara karşı koruyuculuğu azalabiliyor.

Lojistik açıdan mevcut aşıyı dağıtmak, yeni bir aşıyı dağıtmaktan daha kolay olduğu için şimdilik güncelleme yapılmıyor. 50 yaş üzeri ve bağışıklığı zayıf kişiler için dördüncü doz öneriliyor.

Yerli aşı Turkovac yeni varyantlara karşı etkili mi?

Turkovac’ın Sinovac’a benzer koruma sağladığı düşünülüyor.

Turkovac ile ilgili yeterli veri henüz hızlı şekilde elde edilemiyor. Ancak inaktif virüs temelli olması nedeniyle Sinovac’a benzer bir koruma sağlaması bekleniyor. Omicron’a karşı belirli bir koruma sağlıyor, ancak mRNA aşıları kadar güçlü değil.

Çin’in sıfır vaka politikası yeni riskler doğurabilir mi?

Çin’in politikası pandemiyi bitirmeyecek çünkü tek başına bir ülke işe yaramaz.

Çin’in yaklaşımı hastalığı tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Teorik olarak doğru uygulanırsa işe yarayabilir, ancak Çin tek başına izole bir ülke değil. Uluslararası seyahatler devam ettiği sürece bu politika pandemiyi bitirmez.

Bu yaklaşım daha çok yerel etkiler yaratır ve toplumun sabrını, ekonomisini zorlar. Küresel ölçekte kalıcı bir çözüm üretmez.

CAR-T tedavisi nedir?

CAR-T ile T hücrelerine kanseri tanıma ve yok etme kabiliyeti veriyoruz.

Virüsler yalnızca zararlı değil, bazı durumlarda tedavi amaçlı kullanılabiliyor. CAR-T tedavisinde bağışıklık sistemindeki T hücreleri genetik olarak programlanıyor. Bu hücrelere kanseri tanıyıp yok etme yeteneği kazandırılıyor.

Virüsler, CAR adı verilen özel genleri T hücrelerine taşımak için kullanılıyor. Bu yöntemle geliştirilen tedaviler bazı lösemi ve lenfoma türleri için FDA onayı aldı. Henüz erken aşamada olsa da giderek yaygınlaşıyor.

Buzulların erimesi yeni virüs risklerini artırır mı?

Teorik olarak bir risk var ama pandemi başlatma ihtimali çok düşük.

Eriyen buzullarda geçmişte yaşamış ve salgınlardan ölmüş canlıların kalıntıları bulunabilir. Teoride bu virüslerin günümüz insanlarına bulaşma riski vardır. Ancak bu risk oldukça düşüktür.

Asıl risk, Covid-19’da gördüğümüz gibi hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklar ve mevcut insan temaslarıdır. Yeni pandemiler açısından en büyük tehlike burada yatmaktadır.